Fasya

Kanser, MS ve Yoga


Biz yoga hocaları özellikle kendi pratiklerimizi şu dönemde iyice düzene sokup çoğalttık, öyle değil mi? Ayrıca pek çok öğrencimiz ve yogaya başlamak isteyenler için de uzman arkadaşlarımın verdiği ücretli / ücretsiz farklı stillerde ve farklı seviyelere göre karşılıklı online olarak verdiği bolca ders seçeneği bulunuyor. Ve ne mutludur ki bunlar oldukça rağbet görüyor, hatta dolup taşıyor. Bu sayede hem fiziksel hem de mental anlamda bir çok kişi yaşanan izolasyon durumunu avantaja çevirmeye başlıyor.

Şimdi bu yazıyı yazma amacıma döneyim..
Yoganın, nefesin ve meditasyonun etkilerini hafife almamanızı sağlamak, Neden mi? 

Bu sabah aldığım (çok şükür böyle aldığım kaçıncı haber hatırlayamıyorum artık) sizi teşvik edecek bir gelişmeden bahsetmek istiyorum. 

MS (43 yaşında) rahatsızlığı olan ve malign tümörü nedeniyle kemoterapi gören kanser hastası (45 yaş) iki öğrencimle birlikte uzun zamandır sandalye kullarak düzenli özel dersler yapıyoruz. Hoş bu derslere Corona nedeniyle bir süre ara vermek zorunda kalmıştık ama bir kaç gündür yeniden kaldığımız yerden online yayın uygulamaları sayesinde devam ediyoruz. 

Her ikisinin de doktorlarından farklı zamanlarda telefon üzerinden konuşarak aldığım bilgiyi özetle size aktarmak istiyorum. Hatta bir tanesiyle biraz önce konuştuk, o yüzden bu yazıyı hemen yazmak istedim. Hastanede düzenli olarak yapılan rutin kontrollerine dayanarak, doktorlarının da hastalarındaki gözle görünen olumlu değişimleri farketmemeleri imkansız tabii. Ve bugün MS hastası öğrencimin doktoru da “Aslı hoca, ne yapıyorsanız devam” demesiyle içimdeki tarif edilemez mutluluğu size kelimelerle anlatamam. Yoganın genç yaşlı bir çok öğrencime olumlu anlamda destek sağladığı bizim için zaten aşikardı ama doktorlarının da bu kanıya varmaları bizi inanın çok mutlu etti.

Bu etki tabii ki sadece haftanın iki üç günü 1 saat yaptığımız (duruma göre çoğu zaman 45 dk olabiliyor) yoga dersleriyle edinilmedi. Onların yaşama olan sonsuz bağlılığı, verdiğim her ödevi zevkle kalpten yapmaları, yaşamlarının her anlarını değerli olduğunun farkına varmaları, ve düşünce sistemlerini buna göre revize etme çabalarıyla da oldu.
Hele şimdi derslere ara vermek zorunda kaldığımız bir öğrencim daha var. Geçirdiği rahatsızlığın ona sunduğu hediyeleri her gün değişen duygu durumları içinde araştırmaya çalışması, hayatta başımıza gelen her şeyin aslında tesadüf olmadığını, bir değişimin kolay olmadığını ama kendindeki bu gücü bunu yapabileceğini gönülden bilen canım öğrencim. Kendisi bana instagramda haftalar önce paylaştığım battaniyeyi ören güzel insan : ) Onunla yaptığımız derslere yeniden başlamayı gerçekten canı gönülden arzuluyor ve özlüyorum. Kendisi şu an kök hücre nakli için sürekli hastaneye gidip geliyor. En yakın zamanda yeniden birlikte olmayı diliyorum.

Bu arada özellikle tek tek yazmama gerek yok biliyorsunuz değil mi? Yalnız bu hastalıklar değil, yoga her derde devadır.

Diyeceğim o ki, yalnız benim tanıdığım onlarca insan, Dünyada kaç asırdır kendi şifasını yaratan on binlerce insanın var olduğunu bile bile lütfen şu dönemde en çok ihtiyacınız olan bir takım uygulamalardan kendinizi mahrum etmeyin. Özellikle zihninizi yumuşatıp düzene sokabilecek veya an’da kalabilmeniz için kendinize iyi gelecek bedensel ve enerjisel çalışmaları yapmak için kendinize vakit ayırın. Etkisini yaşadığımız için hepimiz biliyoruz. O yüzden sizler de hafife almayın. O ilk adımı atın, küçük bir yerden başlayın. Sonra devamı akıyor, siz de o akışın büyümesine en derinden şahit oluyorsunuz. Bu inanın bana paha biçilemez bir his, mutlaka tatmalısınız …

Sevgiyle
Aslı Aral

Fasya

Vagus Siniri ile Panik Atak, Anksiyete ve Kronik Ağrı Bağlantısı

Şu sıralar bir çok arkadaşımdan ve öğrencimden (hatta tanımadıklarımdan bile) temelde aynı olan sorunu yaşadıklarını duyuyorum. Onlara elimden geldiğince bu durumu kolay atlatabilmelerine destek verici bilgileri telefondan ve online görüşmeler yaparak hap kıvamında  paylaşmaya çalışıyorum. 

Nedir bu sorunlar? 

Örneğin geçmeyen baş ağrıları, kronik yorgunluk, yoğun kaygı, yutkunma güçlüğü, bayılma, anksiyete, diş sıkmalar, rahat uyku uyuyamama, panik atak, nefes darlığı, bağırsaklarda olağan dışı hareketlenmeler ve buna benzer bir çok sendrom. 

Neden bana soruyorlar? Çünkü bir çoğu benim bu konulara olan ilgimi, merakımı ve Yoga terapinin bu alanlarda ciddi anlamda destekleyici pozitif etkisi olduğunu bildikleri için…

Şimdi konuya geri dönelim, hem online devam ettiğim özel derslerim için hem de bu gibi konuları merak edenler için araştırma notlarımı VAGUS siniri üzerine derledim. 

Hafızanızı azıcık zorladığınızda veya belki yakın dönemde de yaşamışsınızdır, Hatırlayın bir görüşmeye gittiğinizde, bir sınava gireceğinizde (veya tam da o esnada) ya da bir sunum yapacağınızda genelde o anlarda başınız döner. Hatta şimdilerde corona ile ilgili her türlü yazı, video ve ses paylaşımını dinlerken, dinledikten sonra, biraz mide bulantısı hissedebilirsiniz veya kalp atışlarınız, hatta nefes alışlarınız bile hissedilir derecede düzensizleşebilir. İşte burada beyinle bu iletişimi sağlayan baş rollerden birinin VAGUS SİNİRİNE ait olduğunu hiç unutmadan bilmenizi isterim.

VAGUS SİNİRİNİ KISACA TANIYALIM

 “Vagus, 10. kranial sinirdir ve iki yönde doğru ilerler.  Bir dalı yukarı doğru yönelir yani yüzünüzün sinirleri (gözler, kulaklar), boyun ve boğaza bağlanır.  Diğer dalı ise, kalp atışı, akciğer fonksiyonu, diyafram, sindirim, üreme organları ve eliminasyon yolunda her şeyin işlevini yönlendirerek beyninizden vücudunuzun ortasına doğru aşağı doğru seyahat eder. 

Vagus siniri en uzun kranial sinirimiz ve parasempatik (dinlenme ve sindirim) sinir sistemimizi etkilyen en önemli sinirlerden biridir. Dolayısı ile fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlığımızda önemli bir rol oynar.

Bedensel fonksiyonlarımızın çoğunda hayati bir rol oynamanın yanı sıra, vagus siniri çalışmaları da bağırsak-beyin bağlantısının biyolojik olarak kök saldığını gösteriyor. Başka bir deyişle, hissetme şeklimiz ve ne düşündüğümüz bağırsaklarımızı doğrudan etkilediği.. Yani büyük bir hata yaptıktan sonra, endişeye kapıldığınızda vb. kalbinizde, nefesinizde, başınızda veya midenizde gerçekleşen garip şeyler hissedebilirsiniz..  Ancak bunu etkileyebilecek olan sadece zihniniz değildir.  İlginç bir şekilde, vagus siniri her iki yönde de çalışır, yani bağırsaklarımızın sağlığının da zihinsel ve duygusal durumumuzu doğrudan etkileyebileceği anlamına gelir. Bu nedenle, örneğin kaygı veya depresyonla çalışıyorsanız, doktorunuz rafine şekerleri veya enflamatuar gıdaları bırakmanızı önerebilir.  Güçlü ve sağlıklı bir bağırsak mikrobiyatasını korumak, zihinsel ve duygusal sağlığımız dahil olmak üzere fiziksel ve enerjisel bedenin birçok alanında önemli rol oynar.

PEKİ VAGUS SİNİR FONKSİYONU DOĞRU ÇALIŞMIYORSA

Sağlığımızla ilgili bu kadar önemli rol oynayan vagus siniri düzenli çalışmadığında; O zaman anksiyete, panik atak, öfke veya sinirlilik, uykusuzluk, metabolik sorunlar, kronik baş ve boyun ağrıları, düşük bağışıklık sistemi, kalp ritim bozukluğu, yüksek kan basıncı, nefes almada güçlük, odak kaybı, İrredible Bağırsak Sendromu (IBS) ve depresyon gibi zihinsel ve bir takım sağlık sorunları vagus siniri ile ilişkilidir.

DÜZENLİ ÇALIŞMASI İÇİN NELER YAPILABİLİR?

İyi haber şu ki, vagus sinirimizi güçlendirmek ve tonlamak üzerine, dışarıdan yardım almadan kendi kendimize dengede olmasını sağlayabiliriz. Yani (Şiddetli vakaların dışında) vagus sinirini uyarmak için basit egzersizleri kullanarak kendimiz de tonlayabiliriz. Bu egzersizler, akut durumları desteklemenin yanı sıra, kalp atış hızınızı yavaşlatmanıza, stresi serbest bırakmanıza ve vücudunuzu genel olarak daha sakin bir duruma sokmanıza yardımcı olabilir.

Mesela, uzun uzun gargara yapmak, şarkı söylemek (yüksek sesle, lütfen!), bedeninin bir takım bölgelerine el parmak uçlarıyla uzun süreli tıklatmak (yani eft’deki gibi minik vuruşlar yapmak), Yoga yapmak (çok etkili) ve yüksek sesle mantra (anlamını bilmediğiniz mantraları söylemeyin lütfen, öyle olacaksa kendi anlamsız kelimelerinizi üretip söyleyebilirsiniz ). Ve bir sonraki paylaşımımda (yarın paylaşacağım) size iyi gelecek bir Nefes Çalışması Meditasyonu, vagus sinirin her iki dalını desteklemek için çok yardımcı olacak. Bir de koku duyusu vagus Sinirini uyarır, bu durumda sevdiğiniz uçucu yağ karışımlarını da kullanabilirsiniz.

Ayrıca, Vagus sinirinin sağlığı ve uyarılması açısından insanı insan yapan temel aksiyonlar olan ağlamak ve gülmek de yaşamsal öneme sahiptir. Bazen nedensiz bir tebessüm bir çok sorunu halledebilir. Ancak, nasıl gülelim kardeşim bu koşullarda diyorsanız, sadece gülümsemeyi hayal etmek dahi başlangıç için bir adım olabilir. Aklınızda bulunsun. 

Aslı Aral